Kayıtlar

Hayatı Ertelemek

Resim
Gemide, otobüste giderken meraklı gözlerle baktığımız, bir gün gideyim dediğimiz yerler olmuştur hep. Bi' deniz fenerine, bi' dalgakıran'ın duvarına yaslanıp insanlardan uzağa kaçıp sevdiğimiz şarkıların dalgalarla girdiği ahengi yukarıdaki ve aşağıdaki mavinin tonları arasına alıp huzuru bi' tarihi eser gibi capcanlı görmenin randevusunu boş beleş işler için erteleyerek geçirdik oysa. Bizi hayattan soğutan şeylerin kargaşasında hayatı sevdirecek sayılı şeyi görmezden geldik.

Yaşadığımız yerin cehenneminde bize tasma takan üşengeçlikten sıyrılıp cennete adım atmak aslında hiç de zor değil. Her şeyin insan için olduğu şu dünyada insanın kendi için var olduğunu unutmasını sağlayan şeylerin karşısında durmaktan ibaret huzuru yakalamak. Beton zeminin kıçını içine çekip soğuğun seni teslim alması seni yarın zatürre etse bile o an yaşadığın hazzı zatürreyi atlatmak için içtiğin ilaçlarda hissedemezsin.


 Gemiye verdiğin jetonun, cennete karşı yaktığın bi' dal sigaranın he…

GİTMEK FİİLİ

Resim
Gitmek,

her yiğidin harcı değildir.

Gitmenin raconları vardır. Giderken nereye gideceğini söylediğin an gitmiş değil, beklemiş, çağırmış olursun.

Sonra?

Gelmesini istediklerini beklemekle geçecek bir hayata demir atar, hayaller kurarsın.

Sabrın tükendiği yerde, dönersin.

Sonra?

Beklediklerinin seni aslında hiç beklemediğini, ölenle ölünmediği gibi gidenle gidilmediğini göreceksin. Ardından hayal kırıklığı yaşamının paramparça olmasına yetecek bir deprem gücünde olacak.

Gitmek, ölmektir. Mevcut yaşamı sonlandırıp yeni bi' hayata başlamaktır. Bazen ölüm, en büyük tedavidir. Ölüme çare olmasa da ölüm her şeyin çaresidir.

"İçim öldü, ben ölemedim" diyenlerin ikinci şansıdır gitmek. İçindeki ölü toprağını atmak, içindeki ölünün küllerini denize uçurmak için gerekli olan şey etçil martılara simit atmaktır. Nereye gittiğin ne zaman gittiğinden çok, dönüp dönmeyeceğindir önemli olan.

Ve unutma, hayat bi' dama gibidir; sen karşındakine her şeyi bitirdiğini düşündürdüğün haml…

Çocukken neden mutluyduk?

Resim
Diye sorar herkes kendine. "Ulan" der, "ne güzeldi". Ucuz edebiyatçılar küçükken en büyük acının dizindeki yara olduğu saçmalamalarına kalem tokuştururlar. Oysa bi' erkek çocuğunun en büyük acısı pipisini bisikletin direksiyonuna çarpması, bi' kız çocuğu için ne olduğunu tam olarak bilemiyorum açıkçası. Lakin en büyük mutlulukları bi' oyuncak parçasıydı, kek kalıbının içindeki çiğ kek hamuruna parmak batırıp yalamaktı, yerde bulduğu 100 bin'e bardak meybuz alıp üstteki tadı kaçınca arkasını çevirip eme eme gezmekti, ailecek denize gidip kum oyuncaklarıyla-kovasıyla üstü yosunlarla süslü kumdan kaleler yapmak, 2 metrelik ağaca bukalemun gibi tutunup kendini Bozkurt Ergör sanması, bisikletle el bırakınca birer Kenan Sofuoğluna dönüşmesiydi.

      Ufacık şeyler kocaman hayal dünyamızla birleşince maddi değeri milyonlar olan nesnelere dönüşebiliyordu, hayal gücümüz varken tüketici değil, yetiniciydik. Doğum gününü evde arkadaşlarıyla ve ailesiyle…

Yaşamanın Sırrı

Resim
İnsan ihtiyaç duyuyor, ilgiye, sevgiye, şefkate, mutlu olmaya, cinselliğe, şımarmaya, eğlenmeye; iyi hissetmeye. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda hayatına bazı insanları dahil ediyor ve bazılarını zamanına ortak ediyor. Tek başına yapamadığı şeyleri yapmak için bir başkasıyla anlaşıyor ve ihtiyaçları neyse karşılıklı olarak gerçekleştiriyorlar. Fazla kapıldıklarında geri kalanları unutup hayatlarını birbirleriyle anlaşmaları yüzünden mahvediyorlar. Bunu ancak anlaşma bozulduğu zaman farkedip üzülüp hayıflanıyorlar.

Evet bir üst paragrafta dostluk ve aşktan bahsettim. Dostlarınıza ya da sevgililerinize fazla kapıldığınızda olan şeylerden bahsettim. Olan şeyler nasıl da olağan şeyler değil mi aslında? Hikayenin iskeleti aynı fakat ayrıntıları değiştiriyor bambaşka gibi gösteriyor. Çünkü sevmeyi de sevilmeyi de etrafınızdaki insanlardan öğrendiniz, onlar da öyle. Bu yüzden herkes aynı ilişkinin farklı jenerasyonlarını yaşıyor ve yaşatıyor. Aslında bu hep böyle gidecek. Ta' ki siz sevmeyi …

Bişeyler

Resim
Baştan söyleyeyim, belli bir konuda yazmayacağım; konudan konuya geçiş yapabilirim ona göre okuyun.

Geçen ay yazdığım yazıyı okuyanlar vardır, okumayanlar da vardır illaki; okuduğunuzda göreceğiniz gibi 1 ay önce çok daha ağırdı her şey. 1 aydan bu yana hayatımda değişen pek bir şey olmadı ama gün geçtikçe daha çok sabırlı biri oluyorum ve bu bazı şeylerin yükünü biraz daha hafifletiyor. Aldığım derslerin bazılarını paylaşacağım sizinle.


Ben etrafımdaki tüm insanların verdikleri tavsiyeleri dinlerim, asla "aman ya siktir git" filan da demem. Dinlerim dinlerim dinlerim, herkes de devamlı konuşur zaten bilirsiniz. Lakin sonuca gelince hiçbirinin dediğini yapmam orası ayrı bir şey. Aynen kimsenin dediğini yapmam. Sadece kendi doğrularıma göre hareket edip kendi bildiğimi okurum. Bu ukalalık değil, bu hayatı kendi çizdiğim yollardan giderek tecrübe etmektir.

Tavsiyelere uyarak belki yanlış yapmamanız olasıdır fakat hayatınız boyunca yanınızda size tavsiye veren insanlar olmayac…

Vasiyet

Resim
Ben bi yerde takılmış kalmışım
Uykularımdan
Mutluluğumdan
Umutlarımdan
Güvenden
Huzurdan
Hayattan
Güneşten uzakta kalmışım
Çoğu erkeğin ulaşmaya çalıştığı yere gözüm kapalı ulaşıp
Son bir adım kala geri dönmüşüm
Önemi olan hiçbir şey kalmamış
Sadece uyumak
Birine sarılıp uyumanın huzurunu
Ölümün huzuruna denk saydım
Karanlığın içinde
Kapalı perdeler arkasında
Bir oda içinde
Hareket eden 4 duvar arasında
Üzerime düşen tavanın altında
Her çeşit uyuşturucu madde
Morarmış soğuk bir vücut
Alkol
Müzik
Ve
Yalnızlığın sesi içinde
Ölse cesedi 1 hafta sonra bulunacak biri
Hayata ne denli tutunabilir ki?
Ne kadar mutlu olabilir?
Yaşaması neden istenir?
Daha fazla bu acıyı çekmesi için mi?
Hissediyorum
Özlediğim geliyor
Beni almaya geliyor
Ruhum bedenimi terk ediyor
Damarlarımdan kan çekiliyor
Vücudumdan can çekiliyor
Ayak parmak uçlarımdan hayatım parça parça dökülüyor
Kapkaranlık gördüğüm dünya renklerini sunuyor ilk defa
Ve bembeyaz oluyor
Ve sonsuz huzur beni içine çekiyor..
Vasiyetimdir
Herk…

Kayıp Ceset..

Resim
Kimliği teşhis edilemeyen bir ceset olmak istiyorum. Herkes kayıp sevdiği sansın ama görünce sevinsinler istiyorum. Kim olduğumu, sevenim, benim için acı çeken var mı diye düşünmeden kendi sevdiği kişi olmadığım için sevinsinler istiyorum. Kocaman bir kayıp, kimsenin umurunda olmayan, yanından geçenlerin dikkat etmediği, gözden kaybolan bir kayıp olmak istiyorum.

Ne arayıp sorsunlar istiyorum, ne ardımda bir ağlayanım olsun ne de bekleyenim olsun istiyorum. Sevmeden sevilmeden, acı çekmeden, mutlu olmadan, kimseye hiçbir şey için borçlu olmadan, vicdanım olmadan, kötülüğüm olmadan, param olmadan, paraya ihtiyacım olmadan, sessizliğin içinde kaybolmak istiyorum. 

Sadece yok olmak istemek nedir bilir misin?  Bilmiyorsan sakın merak bile etme. Aşkın milyonlarca tarifi var, bunun bir tane benzer duygusu bile yok. Öyle ki bu yazının bile devamı yok.. Biri beni kurtarsın bu bilinmezlikten. Sadece inkar ediyorum ayrılığı sadece inkar ediyorum yalnızlığı ama bir bakıyorum herkes uyuduğunda, yal…